Gebelikte Sürü Hareketinin Kısır Döngüsü

Gebelikte Sürü Hareketinin Kısır Döngüsü

Koroyla Başlar Gebelikte Sürü Hareketinin Sesi:

Ey insanlık, ey ebedi koyun sürüsü!
Yine geldik aynı çayıra, aynı yalağa eğildik.
Tarih bir aynadır, kırık ve tozlu;
Biz onda kendimizi seyreder, yine kendimizi severiz.
Gebelik denen o narin gemi, dalgalarda sallanırken,
Kaptan ararız en çok alkışlanan limandan;
Ve buluruz Dr. Watson’ı, Pekin şehrinin altın sesli ustasını.

Pekin’in taş sokaklarında bir isim yankılanır: Dr. Watson.
En iyi cerrah, en iyi bilge, halkın kalbine taht kurmuş bir üstad
Kadınlar, kocalar, analar, babalar – hepsi bir ağızdan:
Biz Dr. Watson’ın hastasıyız!” der, göğüslerini kabartarak.
Sanki o isim, bir kalkan, bir tılsım, bir kurtuluş beratıdır.
Polikliniğinin önünde vakur kuyruklar, nehir gibi akar, durulmaz;
Her gebe, diğerinin omzuna yaslanır, fısıldar:
O bakar, o bilir, o söylerse her şey yolundadır.”

Aldanışın büyüsü ilmek ilmek işlenir,
Zaman geçer, hasta çoğalır, dakika kısalır.
Bir ultrason ekranı önünde, doktorun eli titremez bile:
Yalnızca kafaya bakar – o kutsal BPD’ye,
Her şey normal, hiçbir dert yok,” der bir gebeden diğer gebeye,
Sanki bu cümle afyondur, ruha şırınga edilir.
O cümle anında da emilir, zerresi sızmaz bedenden dışarı…
Herkes o afyonu ister, bolca söyleyeni sanki özenerek arar bulur...
Duyunca !
Gebe gülümser, eş sevinir, anne baba dua eder;
Maliyet düşüktür, yürek rahattır, kendini akıllı, güçlü hisseder ama,
Dünyanın en ucuz ama en pahalı maliyetidir aslında
Ve herkes inanır ki: kalabalık yanılmaz,
Kalabalık sevmişse Watson’ı, doğru yoldayız, “herkesin bir bildiği vardır” demektir.

Körü körüne kalabalığa koşulsuz itaat etmek,

Bireysel akıl yürütmeme, eleştirel düşünmeme,

Sürü hareketi işte, işte ama,

Felaket sessizce bekler kuytuda,
Doğum günü gelir, sancılar başlar.
Ameliyathanede ışıklar yanar, umutlar doğar.
Bebek doğar ama …,
Beden eksik.
Eller yok
Kollar yok.
Bacaklar yok
Fokomelik bir suret, tanrının unuttuğu bir taslak.
Anne haykırır: “Bana her şey normal dediniz!
Doktor susar, çünkü bakmış olduğu tek yer – kafa !
Gerçekten de normaldi.
Diğer her uzuv, karanlıkta bırakılmış,
Zamanın kısalığında gözden kaçırılmıştı.

Diğerleri arasında yayılır jet hızıyla…
Gebelikte sürü hareketinin panik dalgası fokurdar – kaynar….
Korku yayılır, rüzgâr gibi, veba gibi.
Bir anda Dr. Watson’ın adı zehir olur.
Hastalar kaçar, kuyruklar dağılır, sürü parçalanır
Övgüler lanete döner, öfke yayılır.
O an, yalnız bir ailenin trajedisi değildi.
O an, sürünün hafifçe uyanışıydı.
Korku yayıldı.
Ya benimkinde de varsa?
Bende gidiyordum ona …
Sizlere, kalabalığınıza güvendim der çevresine …
“Vardır herkesin bir bildiği, yanılmayız topluca” dedi hepsi,

Oysa hepsi birbirine sessizce kefil olmuştu,

Birbirlerini empoze etmişlerdi,

Hiç biri akıl etmek istemedi topluca suç ortağı olduklarını!

Tek günah keçisi Dr.Watson oluverdi!

Sıyırdılar kendilerini çıkar çatışmasından birden, ucuz menfaatlerini gizlediler, unuttular…

Dedikodu şehri bir anda sardı
Korku, tedirginlik, endişe fısıltıdan fısıltıya koştu,
Yayıldıkça çığlığa dönüştü.
Hastane, korkudan titreyerek doktoru kapı dışarı etti;
Ne mi oldu sonra!
Sürü, yeni bir put aradı hemen,
Hastane; kitlesine uygun doktor buldu birisini yine, hemen …
Çünkü boş kalan tahtı doldurmak zorunda
Kaçmasın gebeler diğer hastaneye, diğer doktorlara, dağılmasın sürü kendinden uzağa….

Ve işte, tarih yine güler bize:
Watson rakip hastaneye sığınır, umutla bekler,
Eskiler bulur, gelir bulur beni…
Lakin adı çıkmış dokuza, inmez sekize.
Mesleği bırakır, gölgede kaybolur.
Sürü ise sunulan yeni Watson’ı hemen yine sever,
Aynı sözler, aynı kısa bakışlar, aynı “her şey normal” afyonu.
Ve döngü başlar yeniden,
Çünkü insan, acıdan ders almaz;
Acıdan yalnızca kaçar,
Ve kaçtığı yere aynı yalanı yeniden kurar.

Ey gebe, ey anne, ey insan!
Sürüye kulak verme, kalabalığın alkışına aldanma.
Kendi gözünle gör, kendi aklınla sorgula.
Çünkü en büyük yara,
Her şey normal” denildiğinde açılır;
Ve en derin ihanet,
Güvenin ta kendisindedir.

Gebelik,
Sürüyle yürünecek bir yol değildir.
Çünkü bir yanlış,
Bir kişiyi değil,
Bir hayatı eksiltir.

Ve tarih,
Eğer ders alınmazsa,
Yeniden rahme düşer.

Böylece tarih, bir kez daha kendini tekrar eder –
Ve biz, aynı trajedinin oyuncuları oluruz,
Yine ve yine, sonsuza dek.

Özel Geniş Ekran Responsive Kadın Sağlığı Menüsü

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir