Bazı Doktorlar Vajinal Akıntıya Neden Normal Demekte?
Çünkü bu yaklaşım 18 – 19. yüzyıla aittir.
💡 Normal vajinal akıntı miktarının SIFIR olduğunu, sağlıklı vajinanın akmayan bir organ olduğunu hiç kimse 18 -19 ve 20. yüzyılda düşünmedi!
💡 18 – 19. yüzyılda avrupa da baskın Tıp ekolü Almanlara ait idi ve bu dönemde kadının vajinal akıntısı olup olmadığına bakılmıyordu. Hatta bu dönemde konsesusa varılmış bir normal – anormal vajinal akıntı ayrımı da yoktu. Gebelik ve onun hastalıkları dışında jinekolojik hastalıklar ile ilgilenilmiyordu. Bu ekolde şu görüş hakimdi “Sağlıklı, normal doğum yapan kadın, a priori (başlangıçtan itibaren) aseptiktir”.
Yani bir kadın, eli kolu sağlam, güzelce ağlayan, … bir bebeğin doğumunu yapmış ise genital sistemide sağlıklıdır, mikropsuzdur tezi hakimdi. Bugün bu yaklaşımın geçerliliği yoktur ama pratikte uygulanması devam etmektedir. Vajinada asitliği sağlayan Laktobasilleri bulan Alman jinekolog Albert Döderlein 1892 yılına ait tez çalışmasında normal ve anormal vajinal akıntı tanımını daha detaylı yapmış olup, bu yapılan tanımlama halen devam etmektedir. Fakat kullanımı devam eden mevcut vajinal akıntı tanımlamasını Op. Dr. Mesut Bayraktar “Sıfır Vajinal Akıntı Sağlıktır” yaklaşımıyla geliştirerek ve değiştirerek uygulamaktadır.
Döderlein Hastalığı ve anormalliği öyle bir tanımladı ki patoloji normalleşti.
Albert Döderlein Vajinal akıntı – “vajinal salgı” kavramını insanlığın kelime hazinesine sokarak; vajinanın akabileceğini ve sekresyon yapabileceğini insanların beyninden çıkmayacak şekilde yerleştirdi. Şimdi insanlar sarı, yeşil,… renk renk akıntının sağlıklı olduğunu ve her kadında olabileceğini, akmanın, sekresyonun (Das Scheidensekret = Vajinal salgı) bunun kadın olmanın bir özelliği bilerek yaşamaya başladı.
Albert Döderlein’in 18. yüzyıla ait bilgileri ile 21. yüzyıla ait bilgileri yorumlama yapıldığından vajinal alkıntı pandemisi gelişmiştir.
Eğer vajina patojen mikroorganizmaları sürekli olarak barındırıyorsa, bu durumda doğumdan önce vajinanın dezenfekte edilmesi zorunlu olacaktır. Buna karşılık, eğer vajinal sekresyon ya patojen mikroorganizmalar içermiyorsa ya da bu mikroorganizmaların gelişmesini engelleyen özelliklere sahipse, o takdirde vajinal dezenfeksiyon gereksiz, hatta zararlı olabilir.
Albert Döderlein – ‘Das Scheidensekret‘
🆘 Sağlıklı Doğuran Kadının Vajinası Aseptik Kabul Edilmelidir = Derin Tarihi Hatadır.
👉 Çünkü Sağlık Kişisel Bir Kavramdır.
👉 Jinekolojik Sistemi Ağır Hasta Olan Bazı Kadınlar Dekatlarca Sağlıklıyım Diyerek Yaşayabilmektedir.
💡Vajina aseptik yani steril değil, denge halinde “canlı sistemdir”.
💡Kadın sağlıklıysa vajinal flora dengededir.
💡 Dengeli flora = Sağlık
Genital Trafik ! 🚦
İnsan spermatozoaları, kuyruk kısmında hareketi sağlayan kamçılarının oluşturduğu itici güç ve kadın genital sisteminin özellikle ovulasyona yakın dönemde aktive ettiği peristaltik hareketler sayesinde dakikada yaklaşık 3 mm hızla ilerler. Bu hız esas alındığında, ortalama bir kadında spermin serviksten başlayarak döllenmenin gerçekleştiği fallop tüpünün orta ve dış üçte birlik kısmının birleşim noktasına, doğrudan bir rota izleyerek ulaşmasının teorik olarak en az 45 dakika sürmesi beklenir. Buna karşın klinik gözlemler, spermin fallop tüplerine ulaşmasının çoğu zaman bu süreden daha kısa sürede gerçekleşebildiğini göstermektedir.
Peki, kamçı gibi aktif bir itici güce sahip olmayan bir madde (mikrop, karbon partikül, …) vajina içerisinde durağan şekilde mi kalır? Kesinlikle hayır.
Aktif ve dinamik bir genital trafik vardır.
- Vajina → Servikse
- Vajina → Uterus
- Vajina → Tuba Uterina
- Vajina → Karın İçi
Kadınlarda bu asendan trafik, özellikle ovulasyona yakın dönemlerde, hormonlarında (oksitosin, …) desteklediği uterin ve tubal kasılmaların etkisiyle gerçekleşir ve vajina içerisindeki etkenlerin (mikrop, ilaç, partikül,…) önemli bir kısmı, ortalama olarak yaklaşık 28–34 dakika içerisinde üst genital bölgelere, hatta karın içine kadar ulaşabilmektedir Kaynak.
Yani ovulasyon döneminde semptom versin veya vermesin vajina içerisindeki her şey 28 – 34 dakika içerisinde; servikste, rahim içinde ve tuba içindedir. 1960 yılında Fertil Steril dergisinde yayınlanmış çalışmada incelenmiş 3 kadının hepsi 6 ve üzerinde doğum yapmış (servikal hasarlı hastalar olduğu muhtemel) ve elektif histerektomi planlanmış kadınlardı. Genital trafiğin aktif şekilde ovulasyon dönemine yakın olan 2 kadında aktif olduğu gösterilmiş, ovulasyon döneminde olmayan kadında ise genital trafiğin olmadığı gösterilmiştir.
Ancak bu bulgular değerlendirilirken önemli bir nokta göz ardı edilmemelidir: Söz konusu kadınlar cerrahi müdahale altındadır ve vajinaya yerleştirilen karbon partiküllerinin geçişini göstermek amacıyla 1 – 24 saatlik uzun gözlem süreleri beklenememiştir. Eğer bu süre mümkün olabilseydi, ovulasyon döneminde olmayan olguda da karbon partiküllerinin üst genital sistemlerde tespit edilmesi olasıydı.


Konunun Devamı Sonraki Sayfadadır 👇
