


Gebelik Yükünü Kim Taşır? “Dayanır mısın Aşkım” Sorusunun Gerçek Cevabı
Ey kaderin rahmine emanet edilen can,
Ve o canın yükünü omuzlayan ana ile baba!
Biliniz ki gebelik, yalnızca etten ve kandan değil,
Sorumluluktan, hikmetten ve akıldan da yoğruludur.
Ben ki hekimlik sanatını icra eden bir jinekoloğum,
Zanaat ile merhameti bir terazide tartarım.
Vakit olur ki bir gebe, türlü dertle kapımı çalar;
Ben de derim ki: “Bu muayenenin bedeli budur,”
Yaşamak için,
Güncel kalabilmek için,
eskiyeni alabilmek için,
Geçim için!
Türk Tabipler Birliği’nin ölçüsüyle, adaletle.
Lakin kimi vakit o gebe feryat eder:
“Çok pahalı! Bu ne böyle!” der,
Sözleri savrulur aklın rüzgârından uzak.
Yanındaki eşi döner ona ve der ki:
“Yapacak şey yok aşkım, şikâyetin var, muayene ol.”
Kadın ise karşı çıkar:
“Hayır! Girmem o odaya, bu bedel çok ağır!” der,
Hayatın gerçeğine, gebeliğin hikmetine ters düşer.
Bunun üzerine adam sorar:
“İyi öyleyse, bekleyelim.
Dayanır mısın aşkım? Sabreder misin?”
Ve kadın der ki:
“Dayanırım, sabrederim, direnir, hallederim!”
Ve giderler muayenehaneden, gururla ama bilinmezliğe.
Oysa bilmezler ki rahimdeki can,
En kırılgan, en hassas çağındadır.
Yetmiş kiloluk bir insanın katlandığı
Ağrıya, akıntıya, iltihaba, kanamaya;
On gramlık, yirmi gramlık, elli gramlık bir Fetus'un
Katlandığını sanmak, aklın terazisine ağır gelir.
Bir de vardır ki insanlar,
Gebeliğe bütçe yapmadan girer.
Gebe olmayı planladığı gün değil,
Gebe kaldığı an sorun sayar bu hali.
Gebeliği oluruna, rastgeleliğe bırakır;
“Nasıl olsa sorunsuz gider” der,
Ta ki dert kapıyı çalana dek.
Sonra hesapta olmayan bedeller çıkınca,
İtiraz eder, öfkelenir, uygunsuz sözler eder.
İşte buna çıkar çatışması denir:
Hazırlıksız girilen her yol,
Yolcuyu yolda düşman eder.
Gebelik, önceden akılla hazırlanmazsa,
gebelik bütçesi, planı, sabrı kurulmazsa;
Hekim pahalı görünür, hastane zalim,
Her bedel “kazık” sayılır.
Oysa suç ne hekimdedir, ne kaderde;
Suç, hazırlıksız yakalanan akıldadır.
Ey okur! Sen ki, hayatın en nazik çiçeğini taşıma vazifesindesin. Dinle bak, rahimdeki minik bir âlemin nağmesini duyabilecek misin? Bir hekim olarak, gebeliğin şarkısının notalarını yazayım sana.
Bilim diyarının sayfaları (PubMed ve ScienceDirect’in kayıtları) gösterir ki, embriyo ve Fetus dönemi, insan ömrünün en savunmasız anıdır. Anne adayının dayandığı bir ağrı, bir enfeksiyon, o minik evrene kasırga olarak yansır. On gramlık bir varlık, yetmiş kilonun dayanıklılığına sahip değildir. Kendiniz ile o küçük canı aynı kefeye koymak, aklın sınırlarını zorlamaktır.
Araştırmalar, anne karnındaki enfeksiyonların fetal gelişimi derinden etkileyebildiğini ortaya koyuyor. İhmal edilen bir vajinal akıntı, basit bir enfeksiyon, korunmasız Fetusta telafisi güç izler bırakabilir. O, “Sabrederim” deyip geçiştirdiğin her şikayet, rahimdeki sessiz konuğun hayatını riske atabilir.
Gebelik, sürprizlere açık bir yolculuktur. Fakat bu sürprizler, maddi manevi hazırlıksız yakalandığında, “Çıkar Çatışması” denilen bir girdaba dönüşür. Doktor muayene ücretine yükselen kaşlar, aslında planlanmamış bir gebeliğin, hesaba katılmayan maliyetlerin yankısıdır. Muğla, Dalaman, Köyceğiz, Ortaca’nın güzel insanları! Siz ki doğanın kucağında yaşarsınız, gebeliği de doğal akışına bırakmak değil, onu bilgi ve planlamayla kucaklamak gerek.
Düzenli prenatal takip, anne ve bebek ölüm oranlarını düşüren en kuvvetli silahtır. Her trimesterde yapılan taramalar, olası komplikasyonları önceden görmenin kapısını açar. Bu kapıyı, “pahalı” diyerek kapatmak, kendi evladının geleceğine perde çekmektir.
“Dayanır mısın aşkım?” sorusu, bir sevgi sözünden ziyade, bir imtihan sorusudur. Eşinin ağrısını, sıkıntısını görüp, onu doğru sağlık hizmetine yönlendirmek, babalığın ilk vazifesidir. Bu soru, aslında “Gebelik bütçemizi hazırladık mı? Sağlık önceliklerimizi biliyor muyuz?” sorularının yerine kullanılan bir avuntudan ibaret olmamalıdır.
Uluslararası çalışmalar, baba adayının aktif ve destekleyici rolünün, annenin stres düzeyini azalttığını ve gebelik sonuçlarını iyileştirdiğini göstermektedir. Destek, sadece duygusal bir kucak değil, aynı zamanda sağlık harcamalarını planlayan maddi bir güvencedir.
Gebelik, bir sabır testi değil, bir hazırlık maratonudur. “Dayanır mısın aşkım?” diye sormak yerine, “Hazır mıyız aşkım?” diye sormak zamanıdır. Muğla’nın portakal bahçeleri gibi, gebeliğin de sulanmaya, ilgilenilmeye ihtiyacı vardır. O minik filiz, sizin dayanıklılığınıza değil, bilgeliğinize ve öngörünüze muhtaçtır.
Gebelik Bütçesi: 10/5/2 Kuralı
Gebelik Bütçesi Yapmazsanız Çıkar Çatışması Yaşarsınız!
34 Kuralı: 3 Birey & 3 Eylem
3 Birey
ANA (Kadının Annesi)
İyi Doğur!
KADIN
İyi Doğur!
KOCA (Denetmen)
İyi Doğurt
3 Eylem
Önemli Uyarı
Hastalığın farkında olmayabilirsin ama hastalığı inkara herkes meyillidir (özellikle kadınlar ve gebe iken!).
Gebelikte; hastalıkları farkında olmamayı seçmek, hastalıklara aldırmamak büyük hatadır.
Gebelik bütçesi yapmak istemeyen aileler maalesef bu ucuz yolu (yok saymayı, basite almayı) seçmektedir.
Hatta hastalıklara sabretmeyi, direnmeyi ucuz olduğu için tercih edebilmektedir.
Unutmayınız!
Sizin dayandığınız – sabrettiğinize Fetus dayanmamaktadır.
Gebelikte maliyetleri görmezden gelmek, yok saymak gelecekte daha büyük sorunlara yol açabilir.
Muğla

Kadın



Özel Eğitim Kurumları & Gebelik - 2026
Ocak 19, 2026[…] Dayanır Mısın Aşkım?Yumurta KalitesiSessiz Yumurtalık İltihabı – Over Di̇sfonksi̇yonu […]