Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum | SSVD | VBAC

Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum | SSVD | VBAC


Ben bu yazıyı neden yazdım, Instagram’da gönderilere bakarken çok iyi eğitim almış bir kadın doğum doktorunun “SSVD için deneme yaparken üretim rüptür yani rahim yırtılması gerçekleşti, acil sezaryene aldık, herkes iyi” şeklinde anne bebek ve doktoru içeren bir resimli not paylaşıldığı için bu yazıyı yazmaya karar verdim. Rahimin dayanamayıp yırtıldığı bir ortamda bebeğin %100 sağlıklı, annenin %100 sağlıklı olması imkansızdır ve hayatın olağan akışına aykırıdır.

Özellikle sezaryen öyküsü bulunan hastalarda sezaryen sonrası vajinal doğum (SSVD) denemelerinin, komplikasyon gelişmesine rağmen “başarı hikâyesi” olarak servis edilmesi, bilimsel gerçeklik ile kamusal sunum arasındaki sınırların yeniden tartışılmasını zorunlu kılmaktadır.

Klinik seyir değerlendirildiğinde, uterus rüptürü gelişmiş bir doğum sürecinin, sonuç ne olursa olsun, fizyolojik ya da obstetrik açıdan “sağlıklı” olarak tanımlanması mümkün değildir.


Gebelikte; Masraftan Kaçarsan Bebekten; ikbal Bekleme ! Dip Not: Bunu Yapanların Ortak Savunması "Her Şeyi Yaptım, Dünya Kadar Para Verdim, Ne İstediler İse Verdim" Şeklinde Savunmalı İnkardır. Peki İkbal Niye Yok ! Enfeksiyonsuz - İltihapsız, miyomsuz, kanamasız, polipsiz, vb ... rahime gebe kalmak en İyi başlangıçtır.Gebelik başlamadan önce jinekolojik muayene, gebelik öncesi hazırlık çok önemlidir. İşte bu yüzden gebelikten İkbal bekliyorsanız, masraftan kaçmamalısınız, kısıntı yapmamalısınız gebelikte ikbal istiyorsan tasarruf olmaz
Rahim; Koruyan, Kollayan, Önleyen, Savunan özellikte değildir.
Gebelikte; Restart, Cancel, Reset, Try Again Yoktur.
Gebelik süreci birçok fiziksel, hormonal duygusal değişikliklerle birlikte gelen dönemdir. Rahim, bebeğin gelişimi sağlığı için önemli rol oynar, ancak tam anlamıyla mutlak koruyucu değildir. Gebelik sırasında bazı riskler komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Gebelikte dikkat edilmesi gereken birçok faktör vardır. Sağlıklı gebelik için düzenli prenatal bakım, sağlıklı beslenme, uygun egzersiz, uyku düzeni, stresten kaçınma sigara, alkol zararlı maddelerden uzak durma gibi faktörlere dikkat etmek önemlidir. Bazı durumlarda, gebelikte ortaya çıkabilecek komplikasyonlar sorunlar, bebeğin annenin sağlığını etkileyebilir. Bu nedenle, gebelik sürecinde düzenli doktor kontrolleri, rutin testler, taramalar önemlidir. Uzmanlar, gebeliğin ilerleyişini takip eder, herhangi sorunu erken tespit eder, uygun önlemleri alır. Her gebelik deneyimi farklıdır, her kadın için benzersizdir. Ancak, düzenli prenatal bakım, uygun önlemlerle riskleri en aza indirmek mümkündür. Anne adaylarının doktorlarıyla iletişim halinde olmaları, sorunlarını paylaşmaları, gerektiğinde doğru tedavi, müdahaleleri alabilmeleri önemlidir. Sonuç olarak, gebelik sürecinde rahmin mutlak koruyucu rolü almadığı unutulmamalıdır. Doğru önlemleri alarak, doktorunuzun önerilerini takip ederek gebeliği en sağlıklı şekilde yönetmek mümkündür. gebelikte rahim yüzde yüz koruyan kollayan önleyen özellikte değildir Muğla kadın doğum doktor
Rahim mutlak koruyan kollayan özellikte değildir. Gebelikte restart, cancel, try again, ignore yoktur.

Yuksek-riskli-gebelik-Mugla-kadin-dogum-doktor-1

Karar kişiye ve hekime bağlı olarak verilir. Uzmanlar, kadının sağlık durumu ve bir önceki sezaryenin özelliklerini değerlendirerek “VBAC güvenli mi?” sorusuna cevap arar. Kısaca, VBAC adayları tekil düşük kesiyle önceki sezaryen öyküsü olan, komplikasyon riski nispeten düşük gebelerdir (her an çok riskli duruma evrilebilirler de!).

Kontrendikasyonlar ve Değerlendirme

Sezaryen Sonrası Normal Doğumun Riskleri ve Komplikasyonları

VBAC denemesinde en önemli risk rahim yırtılmasıdır. Daha önce geçilen sezaryen ameliyatında rahim duvarında iz kalır; doğum basıncı bu izden açığa çıkabilir. Çok nadir olmasa da uterin rüptür anne ve bebek için hayatı tehdit edebilir.

Uzmanlar, yüksek yırtılma riski varsa VBAC önermemeyi tercih eder. Rahim yırtılma riski bir önceki ameliyatta alınan kesi tipi ile ilişkilidir. Alınan kesi alt uterustaysa risk yaklaşık %0,9 civarındadır, yani 100 denemeden yaklaşık 1’inde yırtılma görülebilir. Dikey, klasik kesilerde risk çok daha yüksektir. İndüksiyon (doğum başlatma) veya oksitosinle uyaran augmentasyon yapıldığında yırtılma riski artmaktadır; spontan doğumda bu oran %0,4 iken indüksiyon+oksitosin ile %1’in üzerine çıkar.

VBAC denemesi sırasındaki bir diğer risk şiddetli kanama ve enfeksiyon gelişme olasılığıdır. Plansız bir şekilde sezaryene dönüş (acil sezaryen) gerektiğinde ameliyat stresi arttığı için kan kaybı ve enfeksiyon ihtimali yükselir. Literatürde, acil sezaryene dönen VBAC denemelerinde planlı CS’e göre kan transfüzyon gereksinimi ve ameliyat süresi daha fazla bulunmuştur. Ayrıca normal doğumda perine yırtıkları, epizyotomi ihtiyacı veya dikiş yapılması gerekebilir; ancak genel olarak ameliyatsız doğum emzirme ve iyileşme açısından avantajlıdır.

Uterus rüptürü; maternal ve fetal mortalite ve morbidite açısından yüksek risk taşıyan, öngörülemeyen ve geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilen ciddi bir obstetrik acildir. Bu tür vakalarda anlık fetal monitorizasyon bulguları, Apgar skorları veya kısa dönem klinik stabilite, uzun vadeli nörolojik, gelişimsel ve obstetrik sonuçlar hakkında güvenilir bir “iyi seyir” göstergesi olarak kabul edilemez.

Hasta özerkliği modern tıbbın temel ilkelerinden biridir; ancak bu ilke, hekimin bilimsel sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Hastaların kişisel beklenti ve ideallerine saygı duyulmalı, fakat klinik kararlar bireysel arzulara değil; kanıta dayalı tıp, risk–fayda analizi ve uzun dönem sonuçlar ışığında şekillendirilmelidir. Hekimin görevi, hastanın isteğine eşlik etmek değil, olası sonuçlar konusunda rehberlik etmektir.

Literatürde sezaryen sonrası vajinal doğumun ortalama başarı oranı yaklaşık %70–75 olarak bildirilmektedir. Bununla birlikte, %25’e varan başarısızlık ve ciddi komplikasyon riski, tıbbi açıdan göz ardı edilebilir bir oran değildir. Tıpta bu büyüklükteki riskler, bireysel vakalarda kabul edilebilir görünse dahi, toplum düzeyinde birikimli ve kalıcı sonuçlar doğurur.

Doğum sürecinde yaşanan hipoksik, travmatik veya subklinik hasarlar; yalnızca perinatal dönemi değil, bireyin bilişsel, nörolojik ve psiko-sosyal gelişimini de etkileyebilir. Bu etkiler, yıllar sonra bireysel ve toplumsal düzeyde ortaya çıkan sorunlar olarak karşımıza çıkar ve çoğu zaman kaynağı geriye dönük olarak net biçimde sorgulanamaz.

Bu nedenle kadın hastalıkları ve doğum pratiği, yalnızca obstetrik bir eylem değil; aynı zamanda ciddi bir etik ve toplumsal sorumluluk alanıdır. Popülerlik, kişisel tatmin veya sosyal medya görünürlüğü uğruna klinik risklerin normalleştirilmesi ya da romantize edilmesi kabul edilemez. Tıp, sonuçtan bağımsız olarak sürecin doğruluğu ile değerlendirilmelidir.

Sonuç olarak; bilinçsel, nörolojik ve ahlaki gelişimin temellerinin intrauterin dönemde atıldığı gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, doğum pratiğinde alınan her kararın etkisi yalnızca o anla sınırlı değildir. Hekimin elinden geçen her doğum, bireysel olduğu kadar toplumsal bir sorumluluktur.

Anne-baba adayları çoğu zaman doğal doğum konusunda kararlı olsa da, uzmanlar her zaman anne ve bebeğin güvenliğini ön planda tutar. Uterin skarın yeniden açılma ihtimali, aşırı kanama ve doğum sonrası olası komplikasyonlar göz ardı edilmemelidir. Kısacası, sezaryen sonrası normal doğum planı yapılırken, her zamankinden çok daha dikkatli olunmalı; kadının genel sağlığı ve gelecekteki gebelikler de düşünülerek karar verilmelidir.

Özel Geniş Ekran Responsive Kadın Sağlığı Menüsü

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir