Helikobakter Pylori – Mide Rahatsızlıkları

Helikobakter Pylori – Mide Rahatsızlıkları

Helikobakter Pylori Mikrobu nedir?


Helicobacter pylori (H. pylori), mide – onikiparmak bağırsağı gibi sindirim sisteminin üst kısmında bulunan mikroorganizmadır. H. pylori, spiral şekilli bakteridir, insanların genellikle mide astarında – mukozasında yerleşerek yaşar. Bu bakteri, asidik ortamda bile (mide, vajina) hayatta kalabilme yeteneğine sahiptir ve genellikle çocukluk döneminde enfeksiyon oluşur.

Helicobacter pylori, çoğunlukla enfekte kişilerin tükürükleri, dışkıları veya kontamine su yiyecekler aracılığıyla bulaşır. İnfeksiyonun yayılmasında aile bireyleri arasındaki yakın temas, hijyen eksikliği de etkili olabilir.

Helicobacter pylori enfeksiyonu çoğunluklaağızdan- ağıza veya fekal – oral yolla bulaşır. En yaygın bulaşma yolu, kontamine yiyecek veya suyun tüketilmesidir. Helicobacter pylori enfeksiyonunun önlenmesi, kontrolü için hijyenik önlemler, güvenli su gıda tüketimi gibi genel önlemler önemlidir.
*** Fekal: insan dışkısından kaynaklanan

Helicobacter pylori enfeksiyonu, çoğu insan için belirti vermeyebilir (taşıyıcı), sessizce kalabilir. Bununla birlikte, bazı kişilerde mide – onikiparmak bağırsağı iltihabına (gastrik , duodenal ülser), mide kanserine, mide poliplerine, kronik gastrite neden olabilir. Ayrıca,Helicobacter pylori enfeksiyonu bazı durumlarda gastroözofageal reflü hastalığı (GERD) ile ilişkili olabilir. Onkojenik yani kanser yapabilen bakteridir

Helicobacter pylori

‘nin varlığına dair ilk ipuçları, 19. yüzyılda yapılan otopsi çalışmaları sırasında ortaya çıktı. Ancak, bakterinin neden olduğu enfeksiyonlar – hastalıklar hakkında pek şey bilinmiyordu.

Campylobacter pylori

olarak bilinmekteydi. 1982 yılında, Avustralyalı bilim insanı Dr. Barry Marshall ve Robin Warren, Helicobacter pylori bakterisinin mide astarında bulunan organizma olduğunu keşfetti, organizmanın mide ülseri, mide polipleri, mide kanseri gibi hastalıklarla ilişkili olduğunu öne sürdüler.

Helicobacter pylori keşfi, o dönemde kabul gören teorilere meydan okuyordu çünkü mide ülserinin stres, yanlış beslenme, aşırı mide asidi üretimi gibi faktörlerden kaynaklandığı düşünülüyordu. Dr. Marshall ve Dr. Warren, H. pylori bakterisinin varlığını, mide ülseri arasındaki ilişkiyi kanıtlamak için kendilerinde deneyler yaptılar. Dr. Marshall, Helicobacter pylori‘ye maruz kalmak için kendi midesine, bakteriyi enjekte etti, sonuç olarak mide ülserine neden olduğunu kanıtladı. Bu çalışmaları, 2005 yılında Nobel Tıp Ödülü’ne layık görüldüler.

/sıfır

Sıfır Hiç
Zero Akmayan
Finito Sızmayan
None Kaçmayan
Vajinal Akıntı Sağlıktır
Ömrünüzü Uzatır
Sağlam Nesillerin Temelidir
Çocukluğu
Gençliği
Ergenliği
Erişkinliği
Gebelikleri

Yani Ömrü Boyunca Vajinal Akıntısı Olmuş Birisi Gerçek Jinekolojik Konforu Bilemez, Herkesi Akıntılı Bilir.

Helicobacter pylori ‘nin keşfi, mide ülseri, mide polipleri, mide kanseri hastalıkların gerilemesini iyileşmesini sağladı. Antibiyotikler, diğer ilaçlarla yapılan tedaviler, Helicobacter pylori bakterisini yok etmeyi – mide astarının iyileşmesini hedefler.


Helicobacter pylori Semptomlar

Helicobacter pylori enfeksiyonu çoğu insan için belirti vermez (taşıyıcı) ve sessizce kalır. Ancak, bazı insanlarda enfeksiyonun varlığı aşağıdaki işaretler ve semptomlarla ilişkilendirilebilir:

Midede ağrı veya Midede yanma hissi:

Mide bölgesinde yanma, ağrı veya rahatsızlık hissi yaygın bir semptom olabilir. Bu semptomlar genellikle mide ülseri veya gastrit ile ilişkilidir.

Hazımsızlık:

Helicobacter pylori enfeksiyonu, midedeki sindirim sürecini etkileyebilir ve bu nedenle hazımsızlık, şişkinlik, midede dolgunluk hissi veya erken doyma gibi sindirim sorunlarına neden olabilir.

Mide bulantı kusma:

Bazı insanlar mide bulantısı ve kusma gibi semptomlar yaşayabilirler. Bu genellikle mide astarının tahriş olması veya enfeksiyonun neden olduğu gastrit ile ilişkilidir.

İştah kaybı – kilo kaybı:

Bazı kişilerde Helicobacter pylori enfeksiyonu iştah kaybına ve kilo kaybına neden olabilir. Bu durum, enfeksiyonun mide astarındaki iltihaba ve sindirim sorunlarına bağlı olabilir.

Karın ağrısı:

H. pylori enfeksiyonu olan kişilerde karın bölgesinde yaygın veya kramp tarzında ağrılar görülebilir. Bu ağrılar genellikle mide ülseri veya gastrit ile ilişkilidir.

Geğirme:

Sık sık geğirme veya kötü koku eşliğinde geğirme, Helicobacter pylori enfeksiyonu ile ilişkilendirilebilir.

Kanlı veya siyah dışkı:

Bazı durumlarda, Helicobacter pylori enfeksiyonu nedeniyle gastrointestinal kanama meydana gelebilir. Bu, dışkıda kanlı veya siyah renkli dışkıya yol açabilir.

Bol gaz çıkarma , Yoğun Osurma:

Helicobacter pylori enfeksiyonu bağırsak gazının artmasına, dolayısıyla daha fazla gaz çıkarmaya (osurma) neden olabilir. Bu durum, gastrointestinal sistemdeki sindirim sürecini etkileyen enfeksiyonun bir sonucu olabilir.


Helicobacter pylori (H. pylori), mide gibi oldukça asidik ortamda nasıl hayatta kalabildiği hala tam olarak anlaşılamamış konudur. Ancak, Helicobacter pylori‘nin bu ortamda hayatta kalabilme yeteneğini sağlayan bazı adaptasyonları vardır:

Üreaz enzimi üretimi:

Helicobacter pylori, midedeki asidik ortama uyum sağlamak için üreaz enzimi üretir. Bu enzim, üre moleküllerini amonyağa, karbondioksite parçalayarak mide asidini nötralize eder. Bu, Helicobacter pylori‘nin kendisi için daha uygun pH ortamı yaratmasına, asit tarafından zarar görmesini önlemesine yardımcı olur.

Mide asidinden korunma:

Mide asidinden korunma: H. pylori, kendisini mide asidinden korumak için bazı mekanizmalara sahiptir. Örneğin, bakterinin dış yüzeyinde bulunan proteinler, mide asidine karşı direnç sağlamada rol oynayabilir. Ayrıca, Helicobacter pylori, mide astarının iç kısmına yerleşerek kendisini asitten korur. Bu kısım asidik değildir, asidik olan yer mide boşluğudur.

Mide astarına bağlanma:

Helicobacter pylori, mide astarının hücrelerine yapışarak kendisini mide asidinden korur. Bu bağlanma, bakterinin mide astarında daha güvenli yer edinmesini, asitten etkilenmeyen mikroortam oluşturmasını sağlar.

Hareket kabiliyeti:

Helicobacter pylori, spiral şekilli bakteridir, hareket yeteneğine sahiptir. Bu sayede mide asidinin yoğunluğu, asit saldırılarından kaçınmak için mide astarında hareket edebilir, kendine daha uygun konum bulabilir.

Bu adaptasyonlar, Helicobacter pylori’nin mide asidinde yaşama yeteneğini sağlar. Ancak, tam olarak nasıl hayatta kaldığı, asitli ortamı nasıl tolere ettiği hala tam olarak açıklığa kavuşturulmamıştır, aktif araştırmalar devam etmektedir.

Otoinokülasyon (kendi kendini enfekte etme), kişinin kendi vücudundaki mikroorganizmaları (genellikle enfeksiyonla ilişkili olanları) başka bölgeye veya aynı bölgeye yeniden bulaştırmasıdır. Helicobacter pylori (H. pylori) enfeksiyonuyla ilgili olarak, otoinokülasyon enfeksiyonun yayılmasında rol oynayabilir. Otoinokülasyon teriminin Türkçe karşılığı “kendinden bulaşma” veya “kendi kendine bulaşma” olarak kullanılabilir.
  • Otoinokülasyon, Helicobacter pylori bakterilerinin ağız, burun veya dışkı gibi vücudun diğer bölgelerine yeniden bulaşmasına neden olabilir. Bu durum, kişinin el yoluyla ağızlarına dokunması veya kontamine yiyeceklerle temas etmesi gibi faktörlerle gerçekleşebilir.
  • Örneğin, kişinin Helicobacter pylori ile enfekte olmuş ağız veya burun bölgesine dokunması, ardından aynı elleriyle ağızlarını veya yiyeceklerini temas ettirmesi, bakterilerin yeniden bulaşmasına yol açabilir. Aynı şekilde, enfekte dışkıların hijyenik olmayan şekilde el temizliği veya kontamine su yiyecekler aracılığıyla ağıza taşınması da otoinokülasyona katkıda bulunabilir.
  • Otoinokülasyon, Helicobacter pylori enfeksiyonunun yayılmasında önemli faktör olabilir, özellikle aile içi yakın temas veya hijyenik olmayan ortamlar söz konusu olduğunda. Helicobacter pylori enfeksiyonunun yayılmasını önlemek için hijyenik önlemlere dikkat etmek, el hijyenine özen göstermek, enfekte kişilerle yakın teması sınırlamak önemlidir. Ayrıca, enfekte aile bireylerinin tedavi edilmesi de bulaşma riskini azaltmada yardımcı olabilir.

Helicobacter pylori mikrobu nereleri seviyor ?

Muğla Helicobacter pylori (H. pylori), enfekte kişilerin genellikle – sıklıkla mide ve bağırsaklarında bulunan bakteridir. Kadınlarda Helicobacter pylori’nin rezervuar olduğu yerler aşağıdaki gibi sıralanabilir:

Mide:

H. pylori, çoğunlukla mide astarında bulunur ve enfeksiyonun ana kaynağıdır. Mide, H. pylori’nin büyüyüp çoğalabileceği ve enfeksiyonu sürdürebileceği bir ortam sağlar.

Duodenum (onikiparmak bağırsağı):

H. pylori enfeksiyonu, mide asidinin duodenuma geçtiği yerde de bulunabilir. Bu bölge, enfekte kişilerde H. pylori’nin varlığını sürdürebileceği bir yer olabilir.

Ağız ve diş etleri:

H. pylori, ağız ve diş etlerinde de bulunabilir. Bu nedenle, ağız hijyenine dikkat etmek ve diş sağlığını korumak, enfeksiyonun yayılmasını önlemede önemlidir.

İkincil rezervuarlar:

H. pylori enfeksiyonu, sindirim sistemi boyunca aşağı doğru hareket edebilir. Bu nedenle, bazı kadınlarda H. pylori bakterisi safra kesesi, pankreas ve bağırsaklarda da bulunabilir.

Tersiyer rezervuarlar:

Bazı çalışmalarda H. pylori’nin kadın genital sistemde düşük düzeyde bulunabileceği bildirilmiştir. Örneğin, bazı kadınlarda H. pylori’nin vajina, serviks veya üretradan (idrar yolundan) izole edildiği gözlemlenmiştir. Bununla birlikte, bu bulgular yaygın değildir ve Helicobacter pylori enfeksiyonunun yaygın olarak genital sistemde bulunduğunu veya ciddi sağlık sorunlarına neden olduğunu gösteren sağlam kanıtlar bulunmamaktadır. Fakat yılların biriktirdiği klinik tecrübeme baktığımda jinekolojik problemleri olan, bunları çözmemiş kadınlarda vajina ve serviks (özellikle serviks) Helicobacter pylori için mükemmel rezervuar olmaktadır.

  • Kronik vajinal akıntıKronik rahim iltihabı (PID)Servikal veya endometriyal polip gelişimi (ki bu mikrop aynı şekilde mide polipleri yapmakta !)Servikal ektropiyon bulunan kadınlarServikal emmet yırtığının sebep olduğu enfeksiyöz (patojene kaymış) vajinal florada Helicobacter pylori bulunabilmektedirler.

Helicobacter pylori Komplikasyonları

Uzun süreli Helicobacter pylorii enfeksiyonu bazı komplikasyonlara yol açabilir.

Helicobacter pylori enfeksiyonunun olası komplikasyonları

Peptik Ülser:

Helicobacter pylori enfeksiyonu, mide veya onikiparmak bağırsağı astarında ülser oluşumuna neden olabilir. Bu ülserler, mide veya bağırsağın iç yüzeyindeki hasarlı bölgelerdir, mide asidinin zarar vermesi sonucunda oluşurlar.

Mide İltihabı (Gastrit):

H. pylori enfeksiyonu, mide astarında inflamasyona (iltihaplanmaya) neden olabilir. Bu duruma Helicobacter pylori’ye bağlı kronik gastrit denir, mide duvarının hasar görmesine, iltihaplanmasına sebep olabilir.

Mide Polipleri, Gastrik Atrofi, Gastrik Metaplazi
Hipermezis Gravidarum Gebelik Bulantı Kusması

Mide Kanaması:

Helicobacter pylori’nin neden olduğu peptik ülserler zamanla kanamaya neden olabilir. Bu durum, mide veya bağırsağın iç yüzeyindeki ülserlerin kanaması sonucunda ortaya çıkar.

Mide Kanseri:

Uzun süreli ve tedavi edilmemiş H. pylori enfeksiyonu, mide kanseri riskini artırabilir. H. pylori ile ilişkili olan bazı ülserlerin kansere dönüşme potansiyeli vardır.

MALT Lenfoması:

H. pylori enfeksiyonu, mide mukozasında (astarında) MALT (mukozal ilişkili lenfoid doku) lenfoması olarak adlandırılan bir tür lenfoma riskini artırabilir. Bu lenfoma türü genellikle tedavi edilebilir.

Tip 2 DM, Astma

Özefagus Problemleri

Helicobacter pylori enfeksiyonunun teşhisi, kan testleri, dışkı testleri, üre nefes testi, endoskopi, doku biyopsisi gibi çeşitli yöntemler kullanılarak konulabilir. Enfeksiyonun tedavisi için antibiyotikler, proton pompa inhibitörleri (PPI’lar), antiasit ilaçlar gibi ilaçlar kullanılır. Tedavi genellikle kombinasyon tedavisi olarak verilir, bakterilerin yok edilmesini, mide astarının iyileşmesini hedefler.

Helicobacter pylori enfeksiyonunu önlemek için hijyenik koşullara dikkat etmek, kontamine su ve yiyeceklerden kaçınmak, el hijyenine özen göstermek ve enfekte kişilerle yakın teması sınırlamak önemlidir. Ayrıca, H. pylori enfeksiyonu olan aile bireylerinin tedavi edilmesi de bulaşma riskini azaltmada yardımcı olabilir.

Helicobacter pylori‘nin rezervuar olduğu bölgeler kişiden kişiye, enfeksiyonun şiddetine bağlı olarak değişebilir. Enfekte bir kişinin mide astarında Helicobacter pylori bulunması, diğer bölgelerde de enfeksiyonun yayılma riskini artırabilir. Helicobacter pylori enfeksiyonu olan kişiye tanı koymak tedavi etmek için doktor tarafından uygun testler yapılması önemlidir. Hasta kadın ise jinekolojik alan ekstra özen ile değerlendirilmelidir.

İnanırsan Vajina
** Hiç Hasta Etmiyor

VAJİNA Hiç Ama Hiç;
** Beyin Kanaması Yapmıyor
** Kalp Krizi Yapmıyor
** Eklem Hasarı Yapmıyor
** Nörolojik Hastalık Yapmıyor
** Psikiyatrik Hastalık Yapmıyor
** Şeker Hastalığı Yapmıyor
** Hızlanmış Yaşlanma Yapmıyor
** Kısırlık Yapmıyor
** …………. Yapmıyor

Vajinaya Bağlı Hiç Ölende Yok !

hastalıkların temelinde vajina hiç akla gelmez sorgulanmaz.
Vajinanın hastalık üretebileceği asla akla gelmez.

Kadın Ölüm Sebeplerinde
… Var
… Var
… Varda Var

İnanırsan Kadın ölüm Nedenleri Arasında, Hiç Ama Hiç
Vajinal Hastalıklar Yok.

S I F I R !

Neredeyse Çoğu Kadın Ölüm Sebepleri Arkasında
Vajina Varken;

İnanırsan, Vajina Hiç Hasta Etmiyor, “Öldürmüyor”.

Özel Geniş Ekran Responsive Kadın Sağlığı Menüsü

Comments (3)

Comments are closed.